Tarih

Sallie Gardner: On İki Kareye Ayrılmış Dörtnal

Eadweard Muybridge’in 1878 tarihli The Horse in Motion kartı: binicili Sallie Gardner atının dörtnalı, ölçü çizgileri önünde üç sıra ve dört sütunda toplam on iki fotoğraf olarak gösteriliyor.

Eadweard Muybridge’in 19 Haziran 1878’de kaydettiği “Sallie Gardner” dizisi, koşan bir atı tek bir görüntüde dondurmak yerine on iki ayrı ana ayırıyor. Fotoğraflar aynı kart üzerinde üç sıra ve dört sütun hâlinde düzenlenmiş. Her karede at ve binici benzer bir ölçekte görünürken bacakların konumu değişiyor. Birkaç saniyelik hareket, yan yana karşılaştırılabilir küçük farklardan oluşan bir düzene dönüşüyor. Kartın etkisi yalnızca atın farklı duruşlarından gelmiyor. Arka plandaki düşey ölçüm çizgileri, karelerin numaraları ve alttaki açıklama metni, bu görüntülerin tesadüfen yakalanmış fotoğraflar olarak okunmasını engelliyor. Fotoğraf burada bir gözlem aracına dönüşmüş. Atın gövdesi aynı yatay düzlemde tutuldukça bacakların açısı, ağırlık aktarımı ve toynakların yerle ilişkisi karşılaştırılabiliyor. Kadrajların tekrar eden düzeni, her görüntünün taşıdığı küçük değişimi görünür kılıyor. Dizinin çıkışında Leland Stanford’ın, dörtnal koşan atın bir an için bütün ayaklarını yerden kesip kesmediğine ilişkin sorusu vardı. Muybridge, pist boyunca art arda tetiklenen fotoğraf makineleriyle bu hareketi birbirinden ayrılmış anlarda kaydetti. Elde edilen kareler, atın havada olduğu evreyi gösterirken resimlerde alışılmış, ön ve arka bacakları iki yana uzatılmış “uçan at” tasvirinin ne kadar yanıltıcı olabileceğini de ortaya koyuyordu. Hızlı hareket eden bir bedenin biçimi, insan gözünün süreklilik içinde kurduğu izlenimden farklıydı. Daha dikkatli bakıldığında dizinin aynı zamanda bir grafik tasarım problemi çözdüğü görülüyor. On iki görüntünün her biri tek başına eksik bilgi taşıyor; anlam sıralama ve karşılaştırma sayesinde oluşuyor. Siyah çerçeveler kareleri kesin biçimde ayırıyor, sayılar sırayı sabitliyor, tekrar eden yatay zemin çizgisi değişmeyen bir referans veriyor. At ilerlese de kart üzerindeki bakış alanı sabit kaldığından hareket, görüntünün içindeki konum değişiklikleri üzerinden okunabiliyor. Bu çalışmayı sinemanın ilk örneklerinden biri olarak anmak mümkün, fakat basılı kartı ilginç kılan şey hareketli gösterime dönüşmüş olması değil. Burada zaman, henüz akıp giden bir görüntü olarak sunulmadan önce ölçülebilir ve incelenebilir parçalara ayrılmış. Her bakışta başka bir ayrıntı öne çıkıyor: bir toynağın zeminden koptuğu an, binicinin nispeten sabit kalan duruşu veya arka plandaki çizgilerin görüntüyü nasıl bir kanıta çevirdiği. Görsel: Eadweard Muybridge, The Horse in Motion (“Sallie Gardner”), 1878; Library of Congress / Wikimedia Commons, kamu malı.

Kaynağa git ↗Referanslara dön